Nuri Pakdil

 

Türk Edebiyatı’nda Kudüs Şairi olarak özel bir yer edinen Yedi Güzel Adam’dan biri Nuri Pakdil’in hayat hikâyesidir…
Nuri Pakdil, gurur duyarak anlattığı, anneciği ve babacığından aldığı eğitimle kendini bir yazar, bir düşünür olarak yetiştirdi.
O, zaten dünyaya bir yazar olmak için geldiğine emindi; buna yürekten inanıyordu. Özgür bir dünya hayalinin peşinde, Kudüs’ten İstanbul’a tüm özel toprakları sevmenin üzerine düşündü. Yazdı! Hayat, onun gözünde sağcı ve solcu diye ayrılmayacak kadar değerliydi. Her zaman İslamcı ve devrimci olduğunu vurguladı. Olmadıklarını ise, dışlamadı. Onları da büyük bir merakla takip etti. Belki de en çok bundan sebep sevildi…
Yedi Güzel Adam’ın ağabeyi Nuri Pakdil!
Ruhun şad olsun…

Yedi Güzel Adam’dan biri

Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi’nin geçmişle bağı kopan yeni kuşaklarla iletişim kurmak için yayımlandığını vurguluyordu. Çünkü insanımızın yaşanan yeni günlerden sonra tarihi birikimler ile arasındaki o bağ kopmuştu. Yeni kuşak, yoğun bir yabancılaşmanın tesiri altındaydı. İşte bu sebepten çıkılan yolda yayımlanan bu dergilerde, “Biz, sanatın, edebiyatın işlevinin, tüm sömürülere karşı durmak olduğunu söylüyorduk. İnandıklarımızı yazıyorduk, yazdıklarımıza inanıyorduk. Savaşım için yoğun direnç gerektiğini, bu direncin de, sanatın, edebiyatın özünde var olduğunu söylüyorduk.” diyordu Nuri Pakdil.
Ona göre edebiyat, bir uygarlığın varoluş savaşının adıydı. Böyle bir tanımın gölgesinde çıkan dergiler de kimseye, hiçbir şirkete, örgüte ya da herhangi bir menfaat grubuna sırtını dayamıyordu. Çok zor şartlarda da olsa, kendini oluşturuyor, yaşatıyor ve sürdürüyordu…

İşte bu edebiyat dergilerinin varlığı onları bir araya getirdi: Yedi Güzel Adam’ı! Edebiyat Dergisi’nde bir araya gelen arkadaş grubuna bu isim sonradan, Cahit Zarifoğlu’nun Yedi Güzel Adam adlı şiirinden esinlenerek verilmişti. Yedi Güzel Adam bir araya gelmiş, edebiyat için ne de güzel işler yapmışlardı…

Bu güzel adamlar, Maraş’ta lise yıllarında tanıştı. 1969 Şubat’ında Ankara’da çıkarmaya başladıkları Edebiyat Dergisi’nin ardından, 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları’nı kurdular. Nihayet kitap da yayınlamaya başlamışlardı. Yayınladıkları ilk kitap, Batı Notları oldu. Edebiyat Dergisi, yer yer ara vererek uzun yıllar varlığını sürdürdüğü yayınına 1984 Aralık’a kadar devam etti. Edebiyat Dergisi Yayınları da, 1972-1984 yılları arasında 18’i Nuri Pakdil imzası taşımak üzere toplam 45 kitap yayımladı. 28 Şubat 1997’de, Edebiyat Dergisi Yayınları, yeniden kitap basmaya başlayacaktı. Daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden düzenlenmiş hali ile 12 yeni kitabın ilk basımı da gerçekleşti…

Ortak bir ideoloji ile bir araya gelen Yedi Güzel Adam, birbirlerine çok bağlı bir ekip oluvermişti. Paralarını, sevinçlerini, hüzünlerini, her şeylerini paylaşıyorlardı. Nuri Pakdil, “Hepimiz sapına kadar İslâm devrimcileriydik.” bir çırpıda özetleyiveriyordu Yedi Güzel Adam’ı. Onların yaşamında öncelik her zaman yazmak üzerineydi. Yazmalı ve düşüncelerini paylaşmalılardı. Tabii zamanla kendi alanlarını oluşturanlar oldu; ama hepsi de işini her zaman en iyi şekilde yapmak için uğraş verdi…

Nuri Pakdil, bir yandan da şöyle diyordu: Aslında simgesel bir ifade olan ‘Yedi Güzel Adam’ tanımlaması için şunu söylemek  istiyorum: Ülküsel  konumunu  algılayan  her  insan,  güzel insandır.”

  Paylaşmak İçin Sembollere Tıkla :)